kıyamet gibi uyarı

Bilim insanları yaşanan iklim değişikliği nedeniyle 2050 yılına kadar 200 milyon insanın yurtlarını terk edeceğini söylüyor.İklim değişikliğinin yol açtığı çölleşme ve sel gibi nedenlerle gelecekte milyonlarca kişinin yerlerini-yurtlarını terk etmek zorunda kalabileceği bildirildi.

Bonn’daki Birleşmiş Milletler Üniversitesi Çevre ve İnsan Güvenliği Enstitüsünün açıklamasında, “Uzmanlar, 2050′ye kadar 200 milyon kadar insanın çevresel sorunlar yüzünden yerlerinden olabileceği tahmininde bulunuyor” denildi.

Enstitü müdürü Janos Bogardi, tüm göstergelerin önemli bir küresel sorunla karşı karşıya olunduğunu gösterdiğini, çevresel sorunlar yüzünden göçmek zorunda kalanların sayısının halen 25-27 milyon olabileceğini söyledi.
Enstitü, çevresel nedenlerle göçün daha ziyade yoksulları, kadınları, çocukları ve yaşlıları etkileyeceğini bildirdi.

Gerek Bogardi’nin enstitüsü gerekse diğer bazı Avrupa araştırma enstitülerinin 22 az gelişmiş ülkede yaptıkları araştırma, insan kaçakçılarının çevre tahribatı yüzünden yapılan göçlerden faydalanabileceğini, göç halindeki insanların kaçakçılar tarafından kolaylıkla sömürülebileceğini, kadınların seks tüccarlarını eline düşebileceğini gösteriyor.

Yaklaşık 80 ülkeden uzmanlar, çevresel sorunlar yüzünden göç edenlere nasıl yardım edilebileceği ele almak için bugün Bonn’da bir araya gelecekler.

DNA’dan soyadı bulunacak

Yeni yapılan bir araştırmaya göre, erkeklerde aynı soyadı taşıyanların genlerinin birbiriyle ilişkili olduğunu ortaya koydu.İngiliz araştırmacıların yaptığı bir çalışmaya göre, erkeklerin DNA’larından soyadlarını tahmin etmek mümkün olacak. Reuters’in haberine göre, kurbanların ya da şüphelilerden alınan DNA’larda polis ya da adli uzmanlar soyadını tahmin edebilecek.

DNA izini 1984′te keşfeden Leicester Üniversitesi’nden bilim adamları, aynı soyadına sahip kişilerin genetik olarak birbiriyle ilgili olduğunu ortaya çıkardı. Araştırmaya göre, kurbanlardan ya da şüphelilerden alınan saç, kan, tükürük ya da sperm örneklerinden soyadlarını tahmin edilmesi mümkün olabilecek.

Sadece erkeklerde bulunan Y kromozomu babadan oğla, tıpkı soyadları gibi değişmeden geçiyor. Benzer şekilde genetik malzemenin benzerliği de soyadının az bulunur olmasıyla ilişkili.

2 bin 500 erkek arasında yapılan araştırmada aynı soyadı taşıyan iki erkeğin ortak bir atasının bulunma olasılığının yüzde 24 olduğunu ortaya koydu. Eğer soyadı az bulunursa bu oran yüzde 50′lere kadar çıkabiliyor.

Örneğin, Attenborough ve Swindlehurst gibi nadir soyadlarına sahip erkeklerini yüzde 70′inin neredeyse aynı Y kromozomuna sahip olduğu gözlemlendi.

Geniş bir veritabanıyla uzmanlar Y kromozomuyla soyadı arasındaki ilişkinin, DNA’dan soyadı tahmininde başarılı şekilde kullanabileceğini bildirdiler.

parçacık hızlandırıcısına giren adam

Bugorski’nin hikayesi….Soğuk Savaş döneminde Sovyetler Birliği’ndeki kazadaki bilim adamının başına neler geldi? Nasıl yaşamaya devam etti? Nükleer çağın gizli mirasları…Sovyetler Birliği’nde Soğuk Savaş döneminde bilimsel araştırmalar sırasında meydana gelen ve komünist rejimin baskıcı siyaseti nedeniyle yaşananlar yavaş yavaş gün yüzüne çıkıyor. Bunlardan biri de The Wired’a konu olan Anatoli Bugorski’nin hikayesi.

Süper güç olma amacıyla Sovyetler Birliği’nde kurulan 60′dan fazla bilimsel kasabalardan Protvino’daki parçacık hızlandırıcısında çıkan sorunu gidermek için eğilen Bugorski’nin kafasının içinden proton demeti geçer. Bugorski hiçbir acı hissetmez. Tek gördüğü: Binlerce güneşten daha parlak bir ışık.

Parçacık hızlandırıcısı içerisindeki proton demetinin radyasyon seviyesi 200 bin rad kadar. Çıktığı zamansa ölçülen yaklaşık 300 bin. Bunun nedeni, yine Sovyetlerden bir benzetmeyle anlatılabilir: İki Sovyet Fiat’ını kafaya çarpıştırınca bir otobüs ve bir Mercedes Benz 600 elde ediliyor. Protonlar çarpıştırılınca ortaya muonlar ve ağır parçacıklar ortaya çıkar.

Sol tarafı yaşlanmadı

Normalde bir insan için 600 rad. ölümcül olduğu kabul edilir. Bunun 50 bin katı radyasyona maruz kalan Bugorski’nin sol yüzü tanınmayacak kadar şiştikten sonra Moskova’da bir hastaneye yatırılmış, böylece doktorlar ölmeden önce böylesi bir radyasyonun insan vücudundaki izlerini araştırabilsinler.

Kazadan birkaç gün sonra kafatasının arka tarafındaki ve sol burun deliğinin hemen yanındaki deri proton ışının izlediği yolu görmek için kaldırılmış. Işın deriyi, kafatasını ve beyin dokusunu eritmiş. Kafasının içi de yanmaya devam etmiş. Kazayı izleyen iki sene içerisinde sol tarafındaki tüm sinir dokusu yok olarak felç olmuş ancak Bugorski yaşamaya ve hatta bilim yapmaya devam etmiş.

Bugorski bugün yaşıyor. Yüzünün sağ tarafı yaşlanırken sol tarafı bundan 19 yıl önce olduğu gibi donuk. Konsantre olduğunda sadece alnının sağ tarafı kırışıyor. Sovyetler Birliği’nde nükleer araştırmalar üzerindeki yasaklar nedeniyle hikayesi bilinmiyor. Senede iki defa kendi gibi nükleer kazalara uğramış arkadaşlarıyla beraber kontrole gediyor. Aradan geçen tüm o yıllardaki küçük epilepsi nöbetleri son zamanlarda şiddetlenmeye başlamasının üzerine hükümete başvurarak tedavisinin ücretsiz olması için özürlü kabul edilmesini istemiş.

Haritada olmayan kasabalar

Artık onun hikayesi biliniyor. Batılı araştırmacılar tarafından da incelenmeyi istiyor. Ancak kasabadan ayrılıp Batı’ya gidecek parası yok. Bugorski, “proton silahının istenmeyen testi oldum” diyor. Ayrıca durumunun insanın hayatta kalma isteğinin önemli bir örneği olduğuna inanıyor.

1940′lar ve 1980′ler arasında Sovyetler Birliği’nde Bugorski’nin çalıştığı gibi 60 kasaba inşa edildi. Bunlardan bazılarında gizli atom silahları denenirken bazılarında da barışçıl nükleer araştırmalar yapıldı. Bunlara özel izinle ve istihbarat servislerinin takibiyle ziyaretler yapılabiliyor. Ancak bu kasabalardan bazılarının haritada bile yerleri henüz belli değil.

Müjde ‘hack’lemeyen bilgisayar yaptılar

Dünyanın, şifresi kırılamayan ilk kuantum şifreleme teknikli bilgisayar ağı, Avusturya’nın başkenti Viyana’da düzenlenen bir bilimsel konferansta tanıtıldı.Viyana’daki 6 noktayla yakındaki Saint Pölten kentini 200 kilometre standart fiberoptik kablo kullanılarak bağlayan şebekede kullanılan quantum şifreleme tekniği, bugünün bilgisayar ağlarında kullanılan güvenlik sistemlerinden tamamıyla farklı bir uygulama.

Güvenlik için, dışardan girenlerin şifresini kırmalarının zor, ancak yeterli bilgisayar kaynağı ve zaman verildiğinde olanaksız olmayan karmaşık matematik uygulamaları yerine kuantum kuramının yasalarını kullanan kuantum sisteminin kullanıldığı güvenlik sistemine sızmanın olanaksız olduğu belirtiliyor.

Avusturyalı bilim adamlarının geliştirdiği bu sistem, aralarında Amerikan bilgisayar devi IBM ile dünyanın türlü üniversitelerinden konuyla ilgili araştırmacıların katıldığı konferansta tanıtıldı.

Fanatiklere kıyak !

Bu yıl 7 - 12 Ekim 2008 tarihleri arasında TÜYAP’ta düzenlenen CeBIT Bilişim Eurasia fuarında fanatiklere özle ürünler sergileniyor.General Mobile standında görücüye çıkan FB1907 cep telefonu ince ve şık görümünün yanı sıra birçok özelliği ile Fenerbahçe taraftarlarının vazgeçilmezi olacağı kesinTelefon Fenerbahçe marşı ve ekran resimleri ile açılıp kapanıyor ve zil seslerinde çeşitli Fenerbahçe marşları seçilebiliyor. Video oynatıcı, video kaydedici, MP3 çalar, E-posta, SMS, MMS desteğine sahip olan FB1907 modeli ayrıca Webcam ve USB Bellek olarak da kullanılabiliyor.

Hareket sensörüne sahip FB1907 modelinin ekranında değişen 20 adet futbolcu resmi ve Fenerbahçe 100. Yıl Logosu da bulunan ürün beğenileri topladı. Ayrıca Java desteğiyle telefonunuza yüklediğiniz oyunları sorunsuzca ve zevkle oynayabiliriniz. Fuara uygun fiyatlarla kendi takımınızın telefonuna sahip olabilirsiniz.

yakıtla çalışan cep telefonu

Toshiba yeni bir yakıt karışımı deniyor: Metil alkol ile mobil cihazlar daha uzun süre dayanabilecek.Toshiba taşınabilir cihazlar için batarya atağını sürdürüyor. Geçtiğimiz günlerde Japon devinin sadece 10 dakikada şarj olan laptop bataryalarından bahsetmiştik. Şirket şimdi de, 2009 Mart’ında DMFC ismindeki (Direct Methanol Fuel Cell) metil alkol yakıt hücresi ile çalışan bir cep telefonu sunmaya hazırlanıyor. Şu an çalışan prototiplerin yakıt hücresi 50 mililitre metil alkol alabiliyor ve yeniden doldurulabiliyor. Tam dolum ile altı saatlik konuşma süresine ulaşılabileceği iddia ediliyor.

DMFC modülü yakıt olarak hidrojen gazı yerine metil alkol-su karışımı kullanıyor. Yakıt hücresi metil alkolün kimyasal enerjisini elektrik enerjisine dönüştürüyor. Yakıt hücresi MP3 çalarlar, laptop’lar ve kameralar için de kullanılabiliyor.
Bilgi için: Toshiba
Telefon: (216) 422 40 50

Telefon görüşmesi Windows Live Messenger olacak

Türk Telekom ve Microsoft’un ortak çalışmasıyla geliştirilmekte olan yeni servis sayesinde Windows Live Messenger aboneleri, tüm ev/iş ve GSM numaralarını, ev ya da iş yerlerinden arıyormuş gibi uygun fiyata arayıp konuşma fırsatı yakalayabilecek.Türk Telekom, Microsoft’la yaptığı işbirliği sonucunda, müşterilerine Windows Live Messenger üzerinden telefon görüşmesi yapma imkanı sunacak. Yakında hizmete girecek olan bu servis, Türk Telekom’un İletişim Teknolojileri Sponsoru olduğu CeBIT Bilişim Eurasia 2008′de duyuruldu.

Yapılan işbirliği sonucu verilecek hizmetle Microsoft Live Messenger aboneleri, tüm mobil ve sabit operatör numaralarını ev ya da işyerlerinden arıyormuş gibi, uygun fiyata arayıp diledikleri kadar konuşabilecek.

Türk Telekom müşterilerinin internete bağlı bilgisayarlarından, Windows Live Messenger uygulaması ile ev/iş ya da GSM numaralarına yapacakları tüm arama ücretleri, Türk Telekom ev ya da iş telefonlarından arıyormuş gibi, ev ya da iş telefonu tarifesinden hesaplanacak ve aynı telefonun faturasına yansıtılacak.

Servisi kullanmak için gerekli olan abonelik de ücretsiz olacak

TV kanallarının frekansları değişecek

Türksat 2A uydusundan yayın yapan 73 kanalın frekansları değişecek. Bu sebepten yayınlar kısa süre kesilebilir.Türksat A.Ş yaptığı açıklamada, Türksat 2A uydusundan yayın yapan 73 kanal ve radyonun frekanslarında değişiklik yapacağını açıkladı.

Söz konusu değişimin 27 Ekim günü saat 02:00′da yapılacağını duyuran Türksat, bu zaman diliminde yerdeğiştirme sebebi ile büyük şehirlede bir sorunla karşılaşılmayacağını, fakat küçük şehirlerde yayınların kısa süreli olarak kesilebileceğini duyurdu. Değişiklikler yapıldıktan sonra ise uydu yayını izleyen tüm kullanıcıların kanal ayarlarını tekrar yapması gerekiyor.

2009 converseleri

uzakdoğuda 10 ytl maliyetle üretilen bu dayanıksız hemen yırtılan converse ayakkabı modelleri ülkemizde fiyatı 100 ytl yi bulmaktadır özellikle kendilerini emo gothic sıfatıyla nitelendiren böyle yırtık çorapla gezip ayağına 100ytl lik converse ayakkabı alan yurdumun genç bayan vatandaşlarının vazgecilmezidir , nerden geldi kim getirdi ülkemize bu converseleri hala meçhuldur, ama bilinen o ki bu işin arkasındaki şahıs baya para götürüyor bu converse ayakkabılardan neyse efendim zenginin malı züğürdün çenesini yoruyor işte lafı uzatmadan size 2009 model converse ayakkabı modellerini iftiharla taktim edeyim. Bu seri devam edecek 2009 converse modelleri bunlarla sınırla değil bizi takip edin daha neler var converselerde neler var göreceksiniz , converse resimleriyle birlikte ayakkabı modellerinide sergileyeceğiz neyse bak yine uzadı laf işte beklediğiniz 2009 converse ayakkabı modelleri!

 

adidas bayan ceket modelleri

adidas döktürmüş yine bayanlar için süper ceket polar modelleri tasarlamış alman devi adidas , neyse efendim şahsen ben çok severim adidas böyle ürünlerini sağlam da olur uzun uzun giyersiniz diğer markalara görede fiyatı uygun gerçi fiyatı ne olursa olsun adidas bu verdiğiniz paranın hakkını veriyor bayanlar işte sizler için özel hazırlana ve derlenen harika adidas ceket modelleri ve adidas polar modelleri daha önce de adidas süperstar diğer diğer ayakkabı modellerini vermiştik adidas kategorisinden bunlarada tekrar bakabılırsınız !!!